Dreams from My Father: A Story of Race and Inheritance Barack Huseyin Obama kitabı orjinal dil full indir
iyi insan olacaksan erdemlerin olsun.
Barack Obama 33 yaşında genç bir avukat iken yazdığı kitabının önsözünde özetle şunları yazıyor:
Aslında çok farklı bir kitap yazma niyetindeydim.
Oturup gerçekten yazmaya başladığımda
zihnimin daha sarp kayalıklara doğru eğilim gösterdiğini fark ettim.
İlk arzularım dökülüp kalbimi doldurdu. Geçmişte kalmış sesler bir
yükselip bir sustu. Annemin ve onun annesi babasının çocukken bana
anlattığı hikâyeleri hatırladım. Kendini ifade etmeye çalışan bir
ailenin hikâyeleri. Chicago'da sosyal yardım görevlisi olarak
çalıştığım ilk seneyi ve erkekliğe doğru attığım ilk çaylak adımları
anımsadım. Bir mango ağacının altında oturmuş kız kardeşimin saçlarını
örerken gerçek anlamda hiç tanımadığım babamı anlatan büyükannemin
sesini duydum. Bu anı seliyle karşılaştırıldığında bütün o iyi
ayarlanmış teorilerim eften püften ve vakitsiz göründü. Yine de ailemin
hikâyesini düşündüğümde beni en çok etkileyen şey o masumiyet
havasıydı. Bazen kendimi baştan ayağa incelenmekten korumak için
duyduğum inatçı isteğe, ara sıra bütün projeden vazgeçmek için duyduğum
dürtüye rağmen bu sayfalara dökülen kişisel, içsel bir yolculuğun; bir
çocuğun babasını ve onunla beraber siyah bir Amerikalı olarak hayatının
işe yarar bir anlamını arayışının kayıtları oldu. Kitabın büyük bir
bölümü anı defterleri ve ailemin sözlü tarihine dayanıyor olsa da
diyaloglar elbette bana söylenenlerin ya da aktarılanların benzerleri.
Bu kitaba ne isim verilirse verilsin yapmaya çalıştığım hayatımın bir
bölümünü dürüst bir şekilde aktarmaktı. Yine de en derin minneti
aileme, anneme, büyükannem ve büyükbabama, okyanusların ötesine ve
kıtalara yayılmış olan kardeşlerime borçluyum ve bu kitabı onlara ithaf
ediyorum.
Soğuk, kasvetli bir kasım sabahında güneş ince
bir bulut tabakasının ardında solmuşken, diğer telefon geldi. Tam o
sırada kendime kahvaltı hazırlıyordum. Ocakta kahve, tavada iki yumurta
pişerken ev arkadaşım telefonu uzattı. Hat oldukça cızırtılıydı.
"Barry? Barry, sen misin?" "Evet... Siz kimsiniz?" "Barry, ben Jane
halan. Nairobi'den. Beni duyabiliyor musun?" "Affedersiniz... Kim
dediniz?" "Jane halan. Dinle Barry, baban öldü. Trafik kazası geçirdi.
Alo? Beni duyuyor musun? Baban öldü diyorum. Barry, Boston'daki amcanı
arayıp haber ver. Şimdi kapatmam gerek tamam mı Barry? Tekrar aramaya
çalışacağım..." Hepsi buydu. Hat kesildi ve mutfakta yanan yumurtanın
kokusu gelirken gözüm duvardaki çatlaklara dalmış halde kaybımı
algılamaya çalışarak koltuğa çöktüm. Ölümü sırasında da babam benim
için bir efsane olarak kaldı. Bir insandan hem daha fazla hem de daha
az gibiydi. 1963'te, ben sadece iki yaşındayken Hawaii'yi terk etmişti.
Bu yüzden çocukken de onu annemin, büyükannem ve büyükbabamın anlattığı
hikayelerden tanıyordum. Üçünün de tekrar tekrar kullanılmaktan
pürüzleri aşınmış ve kusursuzlaşmış favori hikâyeleri vardı. Gramps'in
akşam yemeğinden sonra eski, içi doldurulmuş sandalyesinde viskisini
yudumlayıp dişlerini sigara paketinin jelatiniyle temizlerken, babamın
bir adamı sırf bir pipo yüzünden Pali Tepesi'nden atmaya kalktığı
zamanı anlatışını hâlâ hatırlıyorum.
'KENYALI BABAM ÇOK BAŞARILIYDI'
Sonradan
öğrendiğime göre Luo kabilesinden gelen bir Kenyalıydı. Victoria Gölü
kıyısında, Alego adında bir yerde doğmuştu. Köy fakirdi ama babası,
diğer büyükbabam Hussein Onyango Obama, seçkin bir çiftçi, kabilenin
önde gelenlerinden biri ve iyileştirme yeteneği olan bir şifacıydı.
Babam, büyükbabamın keçilerini güderek ve İngiliz sömürge yönetiminin
köyde kurduğu okula giderek büyümüştü. Okulda çok başarılıydı. Sonunda
Nairobi'de bir okulun bursunu kazandı ve ardından, Kenya'nın
bağımsızlığını ilan etmesinden hemen önce, Kenyalı liderler ve ABD'li
sponsorlar tarafından seçilerek Amerika'da bir okula gönderildi. 1959
yılında, yirmi üç yaşındayken, Hawaii Üniversitesi'ne gelen ilk
Afrikalı öğrenci oldu. Ekonometri okudu, benzersiz bir konsantrasyonla
çalıştı ve üç yıl içinde sınıf birincisi olarak mezun oldu. Bir Rusça
kursunda on sekiz yaşında, tuhaf ve çekingen bir Amerikalı kızla
tanıştı ve birbirlerine âşık oldular. Başlarda temkinli yaklaşmalarına
rağmen cazibesi ve aklı sayesinde kızın ailesinin gönlünü kazandı. Genç
çift evlendi ve kız ona ismini verdiği bir oğlan doğurdu. Bir burs daha
kazandı. Bu kez Harvard'ta doktora yapacaktı ama ailesini de yanında
götürecek parası yoktu. Araya ayrılık girdi ve kıtaya verdiği sözü
yerine getirmek için Afrika'ya döndü. Anne ve çocuğu arkasında
bırakmıştı ama aralarındaki sevgi mesafelere rağmen sürdü...
İKİNCİ EŞİ ENDONEZYALIYDI
Anemin
Hawaii Üniversitesi'nde tanıştığı başka bir öğrenci olan Lolo adında
bir Endonezyalıyla evlenmesi sonucu o tarihe kadar üç yıldan uzun bir
süre Endonezya'da yaşamıştık. Adı Hawaii dilinde "çılgın" anlamına
geliyordu. Lolo, halkının iyi huylarını ve nezaketini taşıyordu. İyi
tenis oynuyordu; gülümsemesi hep aynıydı ve davranışları ağırbaşlıydı.
Endonezya dilini, geleneklerini ve efsanelerini öğrenmem altı aydan
kısa sürmüştü.
Annem Endonezya'da öncelikle eğitimim için çaba
gösterdi. Cakarta'daki yabancı çocukların çoğunun gittiği Uluslararası
Okul için parası yetmediğinden, normal eğitimi bir Amerikan kursundan
aldığım derslerle desteklemişti. Sonra çabaları iki katına çıkmıştı.
Haftanın beş günü sabahın dördünde odama geliyor, bana zorla kahvaltı
yaptırıyor ve o işine ben de okula gitmeden önce bana üç saat boyunca
İngilizce dersi veriyordu. Bu rejime sıkı bir şekilde direnmiştim ama
geliştirdiğim her stratejiye karşı, ne kadar inandırıcı ("Karnım
ağrıyor"
ya da su götürmez derecede doğru (her beş dakikada bir
gözlerim kapanırdı) olsa da sabırla en güçlü savunusunu tekrarlardı:
"Ben de burada piknik yapmıyorum ahbap." Annem "Eğer bir insan olmak
istiyorsan" derdi, "bazı erdemlerin olmalı." Dürüstlük. Adalet. Açık
konuşmak. Bağımsız yargı.
çocuk huseyin obama
Sanki annem (erdem konusunda) dünyanın yarısını kat ederek, teklifsizliğin açığa vurduğu kendini beğenmişlik ve iki yüzlülükten uzaklaşıp orta batılı geçmişinin erdemlerini dile getiriyor ve onları rafine bir halde bana sunuyordu.
ABD'nin ilk siyahi başkanı olarak seçilen Barack Obama'nın genç bir avukat iken yazdığı "Babamdan Hayaller" adlı kitabı Pegasus Yayınları tarafından yayınladı.
bebek ruth Huseyin
)))
babam'dan hayaller Dreams from My Father A Story of Race and Inheritance Barack Huseyin Obama kitabı orjinal dil full indir
laleler güller günü 1 mayıs



